|
Yazar ABF
|
|
 BASINA VE KAMUOYUNA * Maviye düşüncesi sürüyor! * Malum zihniyete göre, Alevilik suçtu! * Şimdi de Alevilerle ilgilenme, Alevi köylerini ziyaret etme, hizmet götürme de suç oldu! Öyle ya bir bakıyorsunuz, Bölgesindeki Alevi köylerini ziyaret ettiği, hizmet götürdüğü için, 3. Ordu Komutanı, Bir Cumhuriyet Savcısı tarafından suçlanabiliyor! Erzincan’da Alevi iş adamlarına, dernek yöneticilerine karşı baskılar, gözaltılar yaşanıyor. Bir takım dini Cemaatleri soruşturduğu ve Alevi olduğu için, asılsız ihbar mektuplarıyla, gizli tanık ifadeleriyle, bir Cumhuriyet Savcısı Makamı basılarak tutuklanıyor! |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar ABF
|
|

BASINA ve KAMUOYUNA 23.04.2009 Tarihinde, Semanur TAKMAZ adlı canımız Malatya İlimizin Hekimhan İlçesi Devlet Hastanesi’nde yemekhane görevlisi olarak çalışırken, hastane müdürü Nazmi KURT “Sen Alevisin, Alevilerin pişirdiği yenmez.” diyerek hakaret etmiş ve sözlü saldırıda bulunmuştur. Bu saldırıya karşı kendisini savunmaya çalışan Semanur TAKMAZ’a bu kez aşçı İbrahim GÜR satırlı saldırıda bulunmuş ve Semanur TAKMAZ’ı elinden yaralamıştır. Bu insanlık dışı hakaret ve saldırıyı daha önce yaptığımız basın açıklaması ile kamuoyuna duyurmuş ve hukuki sürecin tarafı ve takipçisi olacağımızı belirtmiştik. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar ABF
|
|

· Şeriatçı Savcılar Görev Başında. · Alevi Köyüne Okul Yapmak Ne Zamandan Beri Suç Oldu?
Basına ve Kamuoyuna, Anımsanacağı üzere “Alevi Köylerine Cami Yapma, Sünni İmam atama” politikalarından vazgeçilmesi; “Alevi Açılımı”, “Alevi Çalıştayı ” süreci boyunca dile getirdiğimiz temel taleplerimizden biriydi. Çünkü bu politika, asimilasyon amacı taşıyor. Cami yerine okul, yol, su, gübre, mazot istiyoruz. Hükümetin yapmadığını 3. Ordu Komutanı yapmış. Bir Alevi Köyüne okul yapmış. Komutanın bu eylemi de suç sayılmış ve onu suçlayan iddianamede yer almış. Suç’a bak?... Tam bir şeriatçı kafa ürünü. Zira onlar alışıklar: Alevi köyüne hizmet gitmez, kestikleri yenmez, memuriyete kabul edilmez, terfi ettirilmez, selam bile verilmez. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar ABF
|
|

· Alevi Çalıştayı Ön Raporu Bir Asimilasyon belgesidir. · Bu Belgeyi olumlu bulanlar bizden değildir. · AKP bizim üzerimizden kendi emellerini gerçekleştirme çabası içerisindedir. DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI AKP hükümetinin Alevi açılımı çerçevesinde, 2008 yılında başlattığı çalıştaylar serisi tamamlandı ve hazırlanan rapor, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu. Alevi Bektaşi Federasyonu olarak Alevi Çalıştayları’nın samimi bir yaklaşım taşıması kaydı ile olumlu olduğunu defalarca söyledik. Ancak çalıştayların sonunda hazırlanacak ve bir anlamda hükümet için yol haritası niteliğini taşıyacak raporda, Alevilerin sorunlarına gerçekten samimi bir irade ile çözüm aranacağını hiç düşünmedik ve bunu da açıkça ifade ettik. 1. Çalıştaya da bu rezerve sahip olarak katıldık. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar ABF
|
|
 FEDERASYONUMUZ ÜYESİ PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ TÜRKİYE GENELİNDE ÖRGÜTLÜ ŞUBELERİ İLE BİRLİKTE TEKEL İŞÇİLERİNİN HAK ALMA MÜCADELESİNİ DESTEKLEMEK İÇİN 07.02.2010 PAZAR GÜNÜ BİR GÜNLÜK AÇLIK GREVİ YAPACAKLARDIR. BENİM KABEM İNSANDIR… BENİM KABEM EMEKTİR… Felsefesi, öğretimizin temel değerlerindendir. Bilindiği gibi Tekel İşçileri yaklaşık 2 aydır Ankara’da Hak alma mücadelesi yürütmektedir. AKP Hükümeti ve Başbakan bütün toplumsal sorunlarda olduğu gibi bu sorunu da görmezden gelmekte, kendisine hatırlatıldığında ise azarlayıcı, rencide edici bir üslupla “Halkın kasasını soydurtmam.” demektedir. Bize göre Tekel İşçileri halkın kendisidir. Tekel İşçileri “Kasa soymakla” suçlanamaz. Gasp edilen haklarını almak için bu kış koşullarına karşın onurlu direnişlerini sürdürmektedirler. İnsanı ve emeği kıblesi bilen Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri olarak bu onurlu Hak Alma mücadelesini destekliyoruz ve “Tekel İşçileri halkın kendisidir.” diyoruz |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar ABF
|
|
 BASINA VE KAMUOYUNA * AİHM de açtığımız dava Nüfus Cüzdanındaki Din Hanesinin kaldırılması davasıdır. * Demokratik Açılım söyleminde olan iktidar, karara itiraz etmemelidir. İzmir’den Sinan IŞIK canımızın “Nüfus Cüzdanında” din hanesindeki “İslam” kelimesinin kendi inancını ifade etmediğini bu nedenle kaldırılarak, yerine kendi inancı olan “Alevi” kelimesinin yazılması istemi ile İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açmış olduğu dava, Mahkeme tarafından Diyanet İşleri Başkanlığından görüş alınarak ret edilmiştir. Tarafımızdan vekil sıfatı ile yapılmış olan temyiz üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, temyiz talebimizi ret ederek, mahkeme kararını onamıştır. İç hukukta sorunun çözülmemesi üzerine, konu AİHM ne taşınmıştır. AİHM 02.02.2010 tarihinde açıklamış olduğu kararında: “Nüfus Cüzdanlarında din kutusunun bulunması AİHS’nin 9. maddesindeki hiç kimse dini inançlarını açıklamaya zorlanamaz hükmü ile çeliştiğinden, sözleşmeye aykırılığının tespitine” karar vermiştir. AİHM kararının kamuoyuna açıklamasından sonra basında geniş olarak, “İslam” kelimesinin kaldırılarak yerine “Alevi” kelimesinin yazılması yönünde yer almıştır.Bu değildir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 26 Toplam: 299 |