ABF

Ana Sayfa
ABF HABER BULTENI SAYI 3 PDF Yazdır E-posta
Yazar ABF Haber Bulteni   

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU HABER BÜLTENİ
SAYI 3      OCAK 2007


İÇİNDEKİLER

1 Merhaba

1 ABF ve AABK Mersin Toplantısı Sonuç Bildirgesi

1 Aleviler siyaseti tartıştı

1 Zorunlu Din Dersi Uygulamasına İlişkin Açıklama

1 Dün Adana, Bugün Mersin, Yarın Türkiye 

1 Basında ABF

1 Taleplerimiz



M E R H A B A

 

ABF Basın Bürosu üçüncü ABF HABER BÜLTENİ’ni sizlere kavuşturuyor. Son iki haftada bu ülkede gündemler hızla değişiyor. Alevililiği ve Alevileri resmi söylemin merkezinde inkar olarak benimseyenler, iktidar parti sözcüleri, “hepimiz Aleviyiz” demeye, etnik milliyetçi partiler, “gelin canlar bir olalım” afişleri asmaya ve Alevi sorunun ve taleplerini görmezden gelen, parti programlarına almayanlar, seçim öncesi bildik nakaratlarını tekrarlamaya başlayarak, Alevileri “çantada keklik” olarak görme alışkanlıklarından vazgeçmediler.

 Siyaset sahnesi allak bullak olmuş durumda. Meclis partileri Türkiye’nin toplumsal sorunları karşısında vurdum duymaz. Hamaset siyaseti gündemi ile toplumun gündemi bulaşamıyor. Bu nedenle Alevi hareketi için, Alevilerin ve diğer toplumsal kesimlerin gündemleri ortak bir zeminde, siyasetin gündemi haline getirilmesi zorunluluk haline geliyor.

 

ABF ve AABK’nın 13.14 Ocak 2007 tarihleri arasındaki yaptıkları ve bu sayıda bulacağınız çalışmaların ve toplantılarının sonuçları bu açıdan çok önemlidir.

 

Bir sonraki ABF HABER BÜLTENİ ile buluşmak üzere hoşça kalın, dostça kalın ve bizimle dayanışmanızı eksik etmeyin.

www.alevifederasyonu.com

 

ABF Basın Bürosu

 

 

ABF VE AABK GENEL YÖNETİMLERİ 13-14 OCAK 2007’DE MERSİN TOPLANTISIN SONUÇ BİLDERGESİ

 

ALEVİLER, YENİ BİR DÖNEME HAZIRLANIYOR;

 

Türkiye’de ve Avrupa’da 495 Alevi-Bektaşi Derneğinin üst kurumları olan, ABF (Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu) ve AABK (Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu) içinde bulunduğumuz ve gelecek süreci tartışarak, Alevi hareketinin 2007 yılı çalışma programını ortaklaştırarak, Alevi hareketini yeni döneme taşımayı hedeflemişlerdir. 

Türkiye’de, Alevilere dayatılmış olan koşullar ve engeller, siyasal alanın geriye dönük muhasebesi ile birlikte değerlendirilmiştir. Alevi toplumu geleceğe, öğretisine, felsefesine ve demokrasinin, eşitliğin, katılımcılığın evrensel değerlerine, önce insan diyen, düşünceye yaslanarak, siyasi alana hazırlanıyor. Asırlardır inkâr politikalarının merkezine konulan Aleviler, tepki ve talep örgütlenmesi olmanın ötesinde, siyasi alana müdahale etmeyi zorunlu buluyor. ‘‘Alevilerin siyasete müdahalesi’’ kesinlikle, salt 2007 yılındaki seçimlere endeksli, kısa vadeli bir söylem olarak anlaşılmamalıdır. Bu vurgu, Alevi hareketinin önümüzdeki süreci, yeni döneme uygun ve uzun vadeli olarak kurgulaması; seçimlerden bağımsız, siyasal alana, sürekliliği olan uzun soluklu bir müdahale, katılım, yön verme olarak değerlendirilmelidir. 

 

ÇAĞDAŞ, DEMOKRATİK, LAİK BİR TÜRKİYE YARATMAK İÇİN ALEVİLER KENDİLERİNİ SORUMLU HİSSEDİYORLAR

Cumhuriyetin kurulmasında aktif rol alan aleviler, özellikle 1950’ler den bugüne Türkiye’yi yöneten sağ politikaları, militarist müdahaleleri Cumhuriyet projesinin gelişerek tamamlanmasının önündeki en büyük engel olarak görmektedirler. Bu nedenle Türkiye’nin gericileşmesinin önüne geçmek Cumhuriyet projesini tamamlamak ve Çağdaş, Laik, Demokratik bir Türkiye için kendilerini sorumlu hissediyorlar.

 

KİTLESELLEŞİYORUZ, GÜÇLENİYORUZ .

Alevi hareketi, bundan sonra, haksızlıklara tepki gösteren, haklarını talep etmekle mücadelelerini sınırlamayacaktır. Aleviler siyasi alanda önemli bir toplumsal rolü üstlenmek istiyorlar. Yurttaş kimliği üzerinde, siyasetin toplumsallaştırılması için, siyasal alana dönük düşüncelerini çalışmalarının merkezine taşımaya başlamışlardır. ABF ve AABK 2006 yılında gerçekleşen tüm Alevi-Bektaşi etkinliklerinde, 600 bin insanı bir araya getirme gücünü göstermişlerdir.

Alevilerin siyasete müdahale etme kararlılığının kamuoyunda ve siyasi alandaki yansımalarını, son günlerde daha net şekilde izlemekteyiz. Alevi toplumu arasında bir araya gelişi hızlandıran bu süreç , giderek kitleselleşmekte ve Alevi kurumlarına yönelik ilgiyi artırmaktadır. Bunu ABF ve AABK’ya artan yeni kişisel ve kurumsal üyelik başvurularında daha net gözlemleyebiliyoruz. Geçtiğimiz aylarda ADANA’da gerçekleşen “Adana Alevi Birliği”nin ardından, 13 Ocak 2007 (dün) gerçekleşen bir toplantı ile Mersinde 21 Alevi-Bektaşi ve Yöre Derneği, “Mersin Alevi-Bektaş Birliği”ni kurarak, ABF ve AABK’nın siyasi alana yönelik yeni perspektiflerinin etrafındaki güç birliğini artırmışlardır.

ABF ve AABK 2007 yılında gerçekleşecek olan tüm Alevi-Bektaşi etkinliklerini, Alevilerin, sosyal-kültürel ve inançsal kimlik haklarını, laikliğin, demokrasinin, eşitliğin ve cumhuriyetin geliştirilmesi perspektifleri ve siyasete müdahale kararlılığı ile daha da kitleselleştirerek, milyonlarca Alevi-Bektaşi yurttaşı ile buluşmayı hedeflemiştir.

 

ALEVİ DANIŞMA KURULU ANKARA’DA TOPLANIYOR

Alevi hareketi Türkiye projesini/programını, 10-11 Şubat 2007’de Ankara’da gerçekleştireceği ABF ve AABK Danışma Kurulu toplantısında ve yetkili kurullarında tartışarak kamuoyuna sunacaktır. 

 

ALEVİLER TÜRKİYE’DE SİYASET AHLAKINI DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR

Alevilerin yurttaş kimliği üzerinden, siyasete katılım ve yön verme gerekçeleri nettir;

 

Ø ABF ve AABK, düzenbazlığın, dinbazlığın, etnik milliyetçiliğin egemen olduğu siyasi sisteme itiraz ederek, siyasi alana nüfuz eden dejenerasyona ve kirlenmişliğe karşı, 72 millete, dile, inanca ve kültüre aynı gözle bakan, insan hakları mücadeleleri ile kazanılmış evrensel değerlerle beslenerek, yeni bir siyasi kültürü yaratmak istemektedirler.

 

Ø ABF ve AABK “Alevilerin siyasete müdahale” kararlılığını kendi içlerinden başlatarak, Türkiye’nin tüm demokrasi güçleri ile musahipçe siyasetin ceminde buluşturmak istemektedirler.

 

 

ALEVİLERİN OYU ÇANTADA KEKLİK DEĞİLDİR

ABF ve AABK’nın Alevilerin oylarını “çantada keklik” görme alışkınları olanlara mesajı nettir; Pir Sultan Abdalın dediği gibi “Bozuk düzende sağlam çark olmaz”, siyasi sicili kabarık sağ partilerden Aleviler medet ummadıkları gibi, “bozuk çarktan”da medet ummamaktadırlar.

 

ALEVİLER SAĞ SİYASİ EKSENDE DEĞİLDİR

Alevi toplumunun bir araya gelerek, siyasi alana müdahalesini, kendi mecralarına yönlendirmek isteyen, sağ siyasi eksende konumlanmış siyasi partilerin, son günlerde harekete geçerek “Alevi komisyonları” oluşturduklarını ve Alevilere yönelik geçmişteki kötü sicilleri ile yüzleşmeden, Alevilerin özgün sözlerini sloganlaştırdıklarını dikkatle izlemekteyiz. Aleviler bugüne kadar inkarcı politika izleyen ve kendilerini görmezden gelen sağ siyasi partilerin oyununa gelmeyecektir.

 

ABF ve AABK’nin sol-sosyal demokrat partilere de mesajı vardır; Alevilerin yıllardır destek verdiği sol-sosyal demokrat partilerin, Alevi sorunları karşısındaki utangaç siyaset yapma alışkanlıklarından kurtulmasını zorunlu görmektedir.

 

ABF ve AABK, seçim önceleri “gönül alma” mesajları yerine, bu partileri, Diyanet İşleri Başkanlığının, Zorunlu Din Derslerinin kaldırılmasını, Cemevlerinin inanç merkezi kabul etmeye ve yasaların Alevi inkârına karşı açıkça tutum almaya davet ediyorlar. Solda yaşanan bölünmüşlüğe karşı, kişisel ve grupsal siyasi ihtiraslara kapılmadan, sol-sosyal demokrat partilerden, Türkiye’nin tüm sorunlarına yönelik çözüm öneren bir Türkiye projesi talep etmektedirler. 

 

ALEVİLER DOĞRUDAN TEMSİL EDİLMEK İSTİYORLAR

Türkiye nüfusunun üçte birini oluşturan Aleviler, Cumhuriyet tarihi boyuncu oy verdikleri, siyasi partilerin de, kendi sorunlarına sahip çıkmadıklarını bilmektedirler. Siyasi alanda, vekâleten temsil edilmenin, dayanılmaz siyasi acısını çeken Aleviler, artık siyasi tercihlerini doğrudan temsil edilmek için kullanmak istiyorlar. Bugüne kadar Aleviler, verdikleri her oyun kendilerine inkâr, asimilasyon, saldırı, yoksulluk, işsizlik ve eğitimsizlik olarak geri döndüğünün bilincine varmışlardır. Bu nedenle ABF ve AABK Alevilerin siyasette doğrudan temsilini talep etmektedirler.

 

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

Selahattin Özel  

Genel Başkan 

AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU

Turgut Öker

Genel Başkan

 

ALEVİ ÖRGÜTLERİ MERSİN'DE PARTİLERE KARŞI 'YENİ SİYASET'İ TARTIŞTI

Kiralık oyumuz yok

Ortak tavır belirleyen Alevi örgütleri, AKP'yi eleştirdi, MHP'nin bazı bölgelerde destek bulduğunu söyledi. Siyasi partilere "Oy avcılığı yapmayın, programınızda sorunlara yer verin" çağrısı yapıldı

Aydın Hasan/Milliyet

 

Mersin'de yapılan iki günlük toplantıda buluşan Alevi örgütlerinin temsilcileri, siyasi partilere karşı ortak tavır geliştirilmesi konusunda görüş birliğine vardı. Ankara, Adana, Hatay, Kahramanmaraş ve İçel'in yanı sıra Avrupa'daki Alevi örgütlerinden temsilciler, Mersin'de iki gün süren toplantıda bir araya geldi. Alevi temsilcileri, sağ partilerin yaklaşımlarını da şöyle anlattı:

 

· Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel:


"Başbakan Yardımcısı Albdüllatif Şener'in sözlerini inandırıcı ve samimi bulmadık. Devlet Bahçeli MHP'de genel başkan olduktan sonra, bu parti merkez sağa yakınlaşmaya yönelik bir dönüşüm geçirdi. 'Alevilerin bozulmamış Türk oldukları' iddiasıyla yürüttükleri çalışmalar, bazı kırsal kesimlerde başarılı olmaya başladı. Bazı MHP'liler, Maraş olaylarından dolayı Alevilerden özür diliyor.
ANAP örgütümüzü arayarak, ayrıca Cem Vakfı ile temas ederek, Alevilik konusuna programlarında yer vermek için görüş sordu. DYP, eski yıllardan beri sağa yatkın Alevi kesimlerle ilişki içinde.
Alevilerin çoğu, daha önce CHP ve DSP çizgisindeki partilere yöneliyordu. Alevileri sağa almaya yönelik çalışmalar var. 2002'de kullanılmamış oyların büyük bölümü Alevi oylarıdır. Alevileri, 2007 seçiminde sandığa götürecek bir çalışmanın içinde olacağız."

'Hepsi oy avcısı'

· Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Sekreteri Servet Demir:

"Siyasi partilerin Alevi sorunlarını gündemlerine alan bir yaklaşımları yok. Hepsi oy avcılığı yapıyor. Alevilerin geleneksel yapısı sosyolojik olarak değişti. Klasik örgütlenmeden modern örgütlenmeye geçiyoruz. Alevilerin tarihsel duruşu nedeniyle aşırı sağa gitmeleri mümkün değil. Bizim gösterdiğimiz bir axsiy012dres yok."

· Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser:
"Biz, nasıl bir Türkiye istediğimizi tartışıyoruz. Kültürel kimliklerin demokratik bir ortamda bir arada yaşayacağı sivil bir anayasa yapılmalı. Resmi görüş hâlâ Aleviliği inkâr ediyor. Siyasi partilerin oy avcılığı yapmak yerine, tarihle yüzleşmesi ve programlarında sorunlara yer vermesi gerekir. Sağ partiler asimilasyoncu yaklaşımlarını hala sürdürüyor. Geçmişteki katliamları yok sayamayız.
2002 seçimlerinde sandığa gitmeyen 10 milyon kişinin yaklaşık yüzde 80'nin Alevi olduğunu tahmin ediyoruz. Arkadaşlarımız yaptığı çalışmalarda, Alevi yerleşim birimlerinde sandığa gitmeme oranının yüksek olduğunu tespit etti. Bu tabanda bir tepkinin olduğunu gösteriyor. Uzun vadede Alevi - siyaset ilişkisini oluşturmak amacındayız. Artık kiraya verilecek oyumuz yok, çünkü bu bize hep asimilasyon olarak döndü."

'Yanlış siyaset yaptık

· Avrupa Alevi Konfederasyonu Başkanı Turgut Öker:
"Alevilerin artık siyasi irade belirlemesi lazım. Bizim gündemimizde yeni siyasi parti yok. Çünkü, dinsel temelli partiye karşıyız. Böyle bir ayrışmayı doğru bulmuyoruz. Ama Aleviler olarak siyaset yapma biçimimizi kökten değiştirmek istiyoruz. Aleviler bugüne kadar yanlış siyaset yaptı. Hep aday gösterilme, listelerde yer alma anlayışı üzerine siyaset yapıldı. Bizim adaylık sevdamız yok. Örgütlü ve yeni siyaset oluşturma niyetindeyiz." Milliyet Gazetesi, 15.01.2007

 

 

BASININ DEĞERLİ TEMSİLCİLERİNE

 

ABF ve AABK'dan ''2007-2008 Eğitim Yılı, Zorunlu Din Dersi Uygulamasına İlişkin Açıklaması''


AKP HÜKÜMETİ
özgürlükçü eğitim reformuNU değil, baştan savmacılık ve asimilasyoncu eğitimİ tercih etmiştir.

 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2007-2008 öğretim yılı için İlköğretimdeki zorunlu "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi"ne yönelik açılan dört davaya karşın, din dersi zorunlu olmaktan çıkarılmadı. ABF ve AABK tarafından 2004 yılında başlatılmış ve demokratik kamuoyu tarafından desteklenen kampanya ile 1 milyon insan, “zorunlu din dersi kaldırılmalıdır” dilekçesine imza vermiştir. AKP hükümeti bu imzaları bile dikkate alarak, din eğitimi politikasında değişime gitmemiş ve din dersini seçmeli hale getirmemiştir. AB ülkelerindeki din dersi modelleri ile Türkiye’de uygulanmakta olan, 12 Eylül darbesinin ideolojik ürünü olan zorunlu din dersleri, özgürlükler ve evrensel çocuk hakları sözleşmeleri açısından karşılaştırılmadı. AKP hükümeti, Alevi toplumunun ve eğitim emekçilerinin muhalefeti karşısında, “Aleviliğin din derslerinde yer alacağını” söyleyerek, asıl demokratik talebin gündemini saptırmaya çalıştı. Çünkü Aleviler, zorunlu olan bir din dersi kapsamında Aleviliğin ders olarak verilmesini zaten savunmamaktadır.  Bu nedenle AİHM’de, zorunlu din derslerine ilişkin açılan davada karar aşamasına gelinmiş ve birkaç ay sonra kesin karar çıkacaktır. Büyük olasılıkla davacının lehine verilecek olan karar ile, bundan sonraki süreçte, eğitim sistemimizin sorunlarını ve zorunlu din derslerini tekrardan gündeme getirecektir. Alevilerin zorunlu din dersleri ile ilgili olarak dile getirmiş olduğu talep açık ve nettir; Laik bir ülkede ve laik bir eğitim sisteminde zorunlu din dersi olamaz. Yine Aleviler, zorunlu din dersi sorununu, mevcut eğitim sistemimizin tümden ele alınarak, demokratik, özgürlükçü, bilimsel, laik ve evrensel değerlerle beslenmiş bir eğitim reformu ile ele alınması savunmaktadır. 

 

Bozuk, anti demokratik, katılımcılığı yasaklayan, bireyin özgür gelişimini engellen, bilime ve çağdaşlık yerine hurafelere ve doğmalara teslim eden bir eğitim sisteminin köklü bir reforma ihtiyacı varken, “bakın Aleviliği de din dersi müfredatına aldık” demek, toplumun asıl hassasiyeti olan, eğitim politikamızın kökten reforma tabii tutulması istemini, gizlenmeye çalışmaktadır.

 

İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi müfredatında "Alevilik" bir ünite olarak yer almamıştır. "Türkler arasında İslamın yayılmasında etkili olan şahsiyetler" bölümünde sadece “Ahi Evran” ve “Hacı Bektaş-ı Veli” ele almanın diğer bir nedeni ise, Alevi kelimesinin resmen tanımak anlamına geleceği korkusudur.

 

Yeni müfredat aynı zamanda, din dersinde, din eğitimi değil din bilgisi yer almaktadır” iddiasında olan AKP hükümetinin gerçek dışı beyanlarını ortaya çıkaran açık bir belge niteliğindedir. Çünkü “bilgi”, yeni dönemde (eskiden olduğu gibi) uygulamalı hale getirilmiştir. Yani çocuklarımız gelecekte, okula giderken beslenme çantalarını değil “anne takke mi ve seccademi çantama koyar mısın bugün din dersimiz var” diyecek.

 

AKP hükümeti ile birlikte eğitim sistemimizdeki bu dejenerasyon ve eğitim yeşilleştirilmesini şiddetle kınıyor, Alevi öğretisine, inancına, kültürüne ve felsefesine resmi üniforma giydirilme çabalarını karşı olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. 10.01.2007

 

Saygılarımızla

TÜRKİYE ALEVİ BEKTAŞI FEDERASYONU 

Selahattin  ÖZEL, Genel Başkan  

AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU

Turgut ÖKER, Genel Başkan

 

 




Dün Adana, Bugün Mersin, Yarın Türkiye

ALEVİLER GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRİYOR

 

Turan Eser, ABF Genel Sekreteri

 

ABF ve AABK Yönetim Kurulları 13-14 Ocak tarihleri arasında, 2007 yılının çalışma programını tartıştı. Kurumsal çalışmalara, 2007 yılında gerçekleşecek tüm Alevi-Bektaşi etkinliklerine ve siyasal alana dair Alevilerin nasıl bir hazırlık yapması gerektiğini konuştu. Yazılı ve görsel medyanın 2 gün boyunca ilgi gösterdiği çalışmalar esnasında, Mersin’de kurulmuş olan 22 Alevi-Bektaşi ve Yöre Derneklerinin başkanları ile toplantı yapıldı. Ayrıca 700 kişinin katıldığı açık halk toplantısında, içinde bulunduğumuz süreci anlatan konuşmalar yapıldı. 28 Nisan 2007’de, Mersin’de gerçekleşecek olan, kitlesel “Demokrasi, Laiklik ve Cumhuriyet İçin Güçlerimizi Birleştirelim” etkinliğinin hazırlık çalışmasına adım atıldı.

 

Mersin’de asıl önemli gelişmenin, bu ilimizdeki 20 Alevi. Bektaşi ve Alevi-Yöre derneklerinin MERSİN ALEVİ-BEKTAŞİ BİRLİĞİ”ni (MABB) kurmasıdır. MABB yaptıkları toplantının ardından kamuoyuna şu açıklamayı yaptılar. “Mersin’de kurulmuş ve faaliyet sürdüren yöre dernekleri, Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Derneği ve Vakfı’nı çağrısı üzerine 13.01.2007 tarihinde yapılan toplantıya aşağıda isimleri yazılı yöre dernekleri ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu katılmıştır. Yapılan görüşmelerde, Mersin’de yaşayan Alevilerin bundan sonraki süreçte birlikte, aynı amaçlar doğrusunda faaliyet sürdürmek ve çalışmalar yapmak için ortak irade beyan ederek karar almıştır. Mersin ve Türkiye ölçeğinde Alevi toplumun haklı davasını sahiplenmek, taleplerini birlikte savunmak, Alevilerin siyasal alandaki duruşlarını ortaklaştırmak konusunda ilkesel ortak tavır almayı benimsemiştir. Bu nedenle katılımcı heyet, Mersin Aleviler Birliği’nin kurulmasına karar vermiştir. Alevilerin temel talepleri ile birlikte demokrasi, laiklik, emek, barış ve eşitlik ekseninde ortak ilkelerin sahibi olacaktır. Alevi toplumun ve kurumların açısından, birliğinin öneminin giderek arttığı bu dönemde, Mersin’de faaliyet sürdüren, aşağıda ismi geçen yöre dernekleri ve Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Derneği ve Vakfı olarak, tarihsel kayıtlara geçecek önemli bir karar almıştır. Aşağıda ismi geçen dernekler olarak bu kararımızı ve birlik projemizi kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.”

 

Adana’dan sonra ikinci önemli birlik projesine katkı koyan, Mersin’de Alevi-Bektaşi ve Yöre dernekleri, bu birlik projelerinin, diğer illerdeki Alevilere örnek olması açısından önemlidir. Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF)’nin, önümüzdeki süreçte, bir çok ilde bu projelerin devam etmesini sağlamak amacıyla, ABF’ye bağlı kuruluşların, yöre dernekleri işbirliğini güçlendirmesi, çalışmaların birlikte yürütülmesi için, yerel birlikleri kurması için teşvik ederek, öncülük yapacaktır.

 

Mersin’de bir araya gelen “MERSİN ALEVİ-BEKTAŞİ BİRLİĞİ”ni kuran derneklerin isimleri şöyle.

 

DERNEK ADI

1

HACI BEKTAŞ VELİ KÜLTÜR VE TANITMA DERNEĞİ

2

HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI

3

TUNCELİLER DERNEĞİ

4

TUNCELİLER VAKFI

5

VARTO-HINIS DERNEĞİ

6

NURHAKLILAR DERNEĞİ

7

MARAŞLILAR DERNEĞİ

8

ELBİSTAN – AKÇADAĞ DERNEĞİ

9

KULUNCAK DERNEĞİ

10

KARASÜVERLER DERNEĞİ

11

ACIRLILAR DERNEĞİ

12

KONAKTEPE DERNEĞİ

13

BAŞÖRENLİLER DERNEĞİ

14

ALVARLILAR DERNEĞİ

15

HACOVALAR DERNEĞİ

16

BAĞLARBAŞI DERNEĞİ

17

DAVULKU DERNEĞİ

18

DARILI KÖYÜ DERNEĞİ

19

KARAÖZÜ DERNEĞİ

20

AKÇADAĞ DERNEĞİ

 

 

TALEPLERİMİZ

Alevilere yönelik ayırımcılık ve haksızlıklar derhal düzeltilmelidir.

Uluslararası belgelere, insan haklarına ve temel özgürlüklere dayalı, bir toplumsal mutabakat sözleşmesi olan eşitlikçi, özgürlükçü, katılımcı ve çoğulculuğu esas alan demokratik bir Anayasa istemektedirler.

Aleviler kimliklerinin tanınmasını, kendi özgünlüklerini yaşamak ve kendilerini, kendileri tanımlamak istiyorlar.

Aleviler devletin, dinsel ve dilsel açıdan uyguladığı ayrımcı politikadan arındırılmasını, herkesin farklılıkları ile eşit koşullarda bir arada kardeşçe yaşamasını savunur. Bu nedenle devlet Türk İslam sentezine dayalı yapılanmasından derhal vazgeçilmesini talep eder. Bu nedenle;

· Zorunlu din dersi kaldırılmalıdır.

· Alevi köylerine cami yapılmasına son verilmelidir.

· Cemevlerimiz inanç ve kültür merkezi olarak tanınmalıdır..

  • Nüfus cüzdanlarındaki din hanesi tercihli değil, tamamen çıkartılmalıdır.

· Hacı Bektaş Dergâhı Turizm Bakanlığından alınarak Alevi kuruluşlarının idaresine verilmelidir.

· Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır.

· Basın ve yayın organları, dinsel hoşgörüsüzlüğü kışkırtan haber ve yayınları engellemek için öz denetim mekanizmalarını işletmelidir

· Başta siyasiler olmak üzere bütün kamu çalışanları insan hakları eğitimi almalı, “din ve inanç özgürlüğü” bu eğitim çalışmalarının parçalarından biri olmalıdır. 

 



 
< Önceki   Sonraki >


.