|
|
| ABF HABER BULTENI SAYI 3 |
|
|
|
| Yazar ABF Haber Bulteni | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU HABER BÜLTENİ SAYI 3 OCAK 2007
M E R H A B A ABF Basın Bürosu
üçüncü ABF HABER BÜLTENİ’ni sizlere kavuşturuyor. Son iki haftada bu ülkede
gündemler hızla değişiyor. Alevililiği ve Alevileri resmi söylemin merkezinde
inkar olarak benimseyenler, iktidar parti sözcüleri, “hepimiz Aleviyiz” demeye, etnik milliyetçi partiler, “gelin canlar
bir olalım” afişleri asmaya ve Alevi sorunun ve taleplerini görmezden gelen,
parti programlarına almayanlar, seçim öncesi bildik nakaratlarını tekrarlamaya
başlayarak, Alevileri “çantada keklik” olarak görme alışkanlıklarından
vazgeçmediler. Siyaset sahnesi allak
bullak olmuş durumda. Meclis partileri Türkiye’nin toplumsal sorunları
karşısında vurdum duymaz. Hamaset siyaseti gündemi ile toplumun gündemi
bulaşamıyor. Bu nedenle Alevi hareketi için, Alevilerin ve diğer toplumsal
kesimlerin gündemleri ortak bir zeminde, siyasetin gündemi haline getirilmesi
zorunluluk haline geliyor. ABF ve AABK’nın 13.14 Ocak 2007 tarihleri arasındaki yaptıkları
ve bu sayıda bulacağınız çalışmaların ve toplantılarının sonuçları bu açıdan
çok önemlidir. Bir sonraki ABF HABER BÜLTENİ ile buluşmak üzere hoşça kalın,
dostça kalın ve bizimle dayanışmanızı eksik etmeyin. ABF Basın Bürosu ABF
VE AABK GENEL YÖNETİMLERİ 13-14 OCAK 2007’DE MERSİN TOPLANTISIN SONUÇ
BİLDERGESİ ALEVİLER,
YENİ BİR DÖNEME HAZIRLANIYOR; Türkiye’de
ve Avrupa’da 495 Alevi-Bektaşi Derneğinin üst kurumları olan, ABF (Türkiye Alevi Bektaşi
Federasyonu) ve AABK (Avrupa Alevi
Birlikleri Konfederasyonu) içinde bulunduğumuz ve gelecek süreci tartışarak,
Alevi hareketinin 2007 yılı çalışma programını ortaklaştırarak, Alevi
hareketini yeni döneme taşımayı hedeflemişlerdir. Türkiye’de,
Alevilere dayatılmış olan koşullar ve engeller, siyasal alanın geriye dönük
muhasebesi ile birlikte değerlendirilmiştir. Alevi toplumu geleceğe,
öğretisine, felsefesine ve demokrasinin, eşitliğin, katılımcılığın evrensel
değerlerine, önce insan diyen, düşünceye yaslanarak, siyasi alana hazırlanıyor.
Asırlardır inkâr politikalarının merkezine konulan Aleviler, tepki ve talep
örgütlenmesi olmanın ötesinde, siyasi alana müdahale etmeyi zorunlu buluyor.
‘‘Alevilerin siyasete müdahalesi’’ kesinlikle, salt 2007 yılındaki seçimlere
endeksli, kısa vadeli bir söylem olarak anlaşılmamalıdır. Bu vurgu, Alevi
hareketinin önümüzdeki süreci, yeni döneme uygun ve uzun vadeli olarak
kurgulaması; seçimlerden bağımsız, siyasal alana, sürekliliği olan uzun soluklu
bir müdahale, katılım, yön verme olarak değerlendirilmelidir. ÇAĞDAŞ, DEMOKRATİK, LAİK BİR TÜRKİYE
YARATMAK İÇİN ALEVİLER KENDİLERİNİ SORUMLU HİSSEDİYORLAR Cumhuriyetin
kurulmasında aktif rol alan aleviler, özellikle 1950’ler den bugüne Türkiye’yi
yöneten sağ politikaları, militarist müdahaleleri Cumhuriyet projesinin
gelişerek tamamlanmasının önündeki en büyük engel olarak görmektedirler. Bu
nedenle Türkiye’nin gericileşmesinin önüne geçmek Cumhuriyet projesini
tamamlamak ve Çağdaş, Laik, Demokratik bir Türkiye için kendilerini sorumlu
hissediyorlar. KİTLESELLEŞİYORUZ, GÜÇLENİYORUZ . Alevi
hareketi, bundan sonra, haksızlıklara tepki gösteren, haklarını talep etmekle
mücadelelerini sınırlamayacaktır. Aleviler siyasi alanda önemli bir toplumsal
rolü üstlenmek istiyorlar. Yurttaş kimliği üzerinde, siyasetin
toplumsallaştırılması için, siyasal alana dönük düşüncelerini çalışmalarının
merkezine taşımaya başlamışlardır. ABF ve AABK 2006 yılında gerçekleşen tüm
Alevi-Bektaşi etkinliklerinde, 600 bin insanı bir araya getirme gücünü
göstermişlerdir. Alevilerin
siyasete müdahale etme kararlılığının kamuoyunda ve siyasi alandaki
yansımalarını, son günlerde daha net şekilde izlemekteyiz. Alevi toplumu
arasında bir araya gelişi hızlandıran bu süreç , giderek kitleselleşmekte ve
Alevi kurumlarına yönelik ilgiyi artırmaktadır. Bunu ABF ve AABK’ya artan yeni
kişisel ve kurumsal üyelik başvurularında daha net gözlemleyebiliyoruz.
Geçtiğimiz aylarda ADANA’da gerçekleşen “Adana
Alevi Birliği”nin ardından, 13 Ocak 2007 (dün) gerçekleşen bir toplantı ile
Mersinde 21 Alevi-Bektaşi ve Yöre Derneği, “Mersin
Alevi-Bektaş Birliği”ni kurarak, ABF ve AABK’nın siyasi alana yönelik yeni
perspektiflerinin etrafındaki güç birliğini artırmışlardır. ABF
ve AABK 2007 yılında gerçekleşecek olan tüm Alevi-Bektaşi etkinliklerini,
Alevilerin, sosyal-kültürel ve inançsal kimlik haklarını, laikliğin, demokrasinin,
eşitliğin ve cumhuriyetin geliştirilmesi perspektifleri ve siyasete müdahale
kararlılığı ile daha da kitleselleştirerek, milyonlarca Alevi-Bektaşi yurttaşı
ile buluşmayı hedeflemiştir. ALEVİ DANIŞMA KURULU ANKARA’DA
TOPLANIYOR Alevi
hareketi Türkiye projesini/programını, 10-11 Şubat 2007’de Ankara’da
gerçekleştireceği ABF ve AABK Danışma Kurulu toplantısında ve yetkili
kurullarında tartışarak kamuoyuna sunacaktır. ALEVİLER TÜRKİYE’DE SİYASET AHLAKINI DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR Alevilerin
yurttaş kimliği üzerinden, siyasete katılım ve yön verme gerekçeleri nettir; Ø ABF ve AABK,
düzenbazlığın, dinbazlığın, etnik milliyetçiliğin egemen olduğu siyasi sisteme
itiraz ederek, siyasi alana nüfuz eden dejenerasyona ve kirlenmişliğe karşı, 72
millete, dile, inanca ve kültüre aynı gözle bakan, insan hakları mücadeleleri
ile kazanılmış evrensel değerlerle beslenerek, yeni bir siyasi kültürü yaratmak
istemektedirler. Ø ABF ve AABK
“Alevilerin siyasete müdahale” kararlılığını kendi içlerinden başlatarak,
Türkiye’nin tüm demokrasi güçleri ile musahipçe siyasetin ceminde buluşturmak
istemektedirler. ALEVİLERİN OYU ÇANTADA KEKLİK DEĞİLDİR ABF
ve AABK’nın Alevilerin oylarını “çantada
keklik” görme alışkınları olanlara mesajı nettir; Pir Sultan Abdalın dediği
gibi “Bozuk düzende sağlam çark olmaz”,
siyasi sicili kabarık sağ partilerden Aleviler medet ummadıkları gibi, “bozuk çarktan”da medet
ummamaktadırlar. ALEVİLER SAĞ SİYASİ EKSENDE DEĞİLDİR Alevi
toplumunun bir araya gelerek, siyasi alana müdahalesini, kendi mecralarına
yönlendirmek isteyen, sağ siyasi eksende
konumlanmış siyasi partilerin, son günlerde harekete geçerek “Alevi komisyonları” oluşturduklarını
ve Alevilere yönelik geçmişteki kötü sicilleri ile yüzleşmeden, Alevilerin özgün sözlerini sloganlaştırdıklarını
dikkatle izlemekteyiz. Aleviler bugüne kadar inkarcı politika izleyen ve
kendilerini görmezden gelen sağ siyasi partilerin oyununa gelmeyecektir. ABF
ve AABK’nin sol-sosyal demokrat partilere de mesajı vardır; Alevilerin
yıllardır destek verdiği sol-sosyal demokrat partilerin, Alevi sorunları
karşısındaki utangaç siyaset yapma alışkanlıklarından kurtulmasını zorunlu görmektedir. ABF
ve AABK, seçim önceleri “gönül alma”
mesajları yerine, bu partileri, Diyanet İşleri Başkanlığının, Zorunlu Din
Derslerinin kaldırılmasını, Cemevlerinin inanç merkezi kabul etmeye ve
yasaların Alevi inkârına karşı açıkça tutum almaya davet ediyorlar. Solda
yaşanan bölünmüşlüğe karşı, kişisel ve grupsal siyasi ihtiraslara kapılmadan,
sol-sosyal demokrat partilerden, Türkiye’nin tüm sorunlarına yönelik çözüm
öneren bir Türkiye projesi talep etmektedirler. ALEVİLER DOĞRUDAN TEMSİL EDİLMEK
İSTİYORLAR Türkiye
nüfusunun üçte birini oluşturan Aleviler, Cumhuriyet tarihi boyuncu oy
verdikleri, siyasi partilerin de, kendi sorunlarına sahip çıkmadıklarını
bilmektedirler. Siyasi alanda, vekâleten temsil edilmenin, dayanılmaz siyasi
acısını çeken Aleviler, artık siyasi tercihlerini doğrudan temsil edilmek için
kullanmak istiyorlar. Bugüne kadar Aleviler, verdikleri her oyun kendilerine
inkâr, asimilasyon, saldırı, yoksulluk, işsizlik ve eğitimsizlik olarak geri
döndüğünün bilincine varmışlardır. Bu nedenle ABF ve AABK Alevilerin siyasette
doğrudan temsilini talep etmektedirler. ALEVİ
BEKTAŞİ FEDERASYONU Selahattin Özel Genel Başkan AVRUPA ALEVİ
BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU Turgut Öker Genel Başkan ALEVİ ÖRGÜTLERİ MERSİN'DE PARTİLERE
KARŞI 'YENİ SİYASET'İ TARTIŞTI Kiralık oyumuz yok Mersin'de
yapılan iki günlük toplantıda buluşan Alevi örgütlerinin temsilcileri, siyasi
partilere karşı ortak tavır geliştirilmesi konusunda görüş birliğine vardı.
Ankara, Adana, Hatay, Kahramanmaraş ve İçel'in yanı sıra Avrupa'daki Alevi
örgütlerinden temsilciler, Mersin'de iki gün süren toplantıda bir araya geldi.
Alevi temsilcileri, sağ partilerin yaklaşımlarını da şöyle anlattı: · Türkiye
Alevi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel:
· Alevi
Birlikleri Konfederasyonu Genel Sekreteri Servet Demir: "Siyasi partilerin
Alevi sorunlarını gündemlerine alan bir yaklaşımları yok. Hepsi oy avcılığı
yapıyor. Alevilerin geleneksel yapısı sosyolojik olarak değişti. Klasik
örgütlenmeden modern örgütlenmeye geçiyoruz. Alevilerin tarihsel duruşu nedeniyle
aşırı sağa gitmeleri mümkün değil. Bizim gösterdiğimiz bir · Alevi
Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser: · Avrupa
Alevi Konfederasyonu Başkanı Turgut Öker: BASININ
DEĞERLİ TEMSİLCİLERİNE ABF ve AABK'dan
''2007-2008 Eğitim Yılı, Zorunlu Din Dersi Uygulamasına İlişkin Açıklaması''
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2007-2008 öğretim yılı için İlköğretimdeki
zorunlu "Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi"ne yönelik açılan
dört davaya karşın, din dersi zorunlu olmaktan çıkarılmadı. ABF ve AABK
tarafından 2004 yılında başlatılmış ve demokratik kamuoyu tarafından
desteklenen kampanya ile 1 milyon insan, “zorunlu
din dersi kaldırılmalıdır” dilekçesine imza vermiştir. AKP hükümeti bu
imzaları bile dikkate alarak, din eğitimi politikasında değişime gitmemiş ve
din dersini seçmeli hale getirmemiştir. AB ülkelerindeki din dersi modelleri
ile Türkiye’de uygulanmakta olan, 12 Eylül darbesinin ideolojik ürünü olan
zorunlu din dersleri, özgürlükler ve evrensel çocuk hakları sözleşmeleri
açısından karşılaştırılmadı. AKP hükümeti, Alevi toplumunun ve eğitim
emekçilerinin muhalefeti karşısında, “Aleviliğin din derslerinde yer alacağını” söyleyerek,
asıl demokratik talebin gündemini saptırmaya çalıştı. Çünkü Aleviler, zorunlu olan bir din dersi
kapsamında Aleviliğin ders olarak verilmesini zaten savunmamaktadır. Bu nedenle AİHM’de, zorunlu din derslerine
ilişkin açılan davada karar aşamasına gelinmiş ve birkaç ay sonra kesin karar
çıkacaktır. Büyük olasılıkla davacının lehine verilecek olan karar ile, bundan
sonraki süreçte, eğitim sistemimizin sorunlarını ve zorunlu din derslerini
tekrardan gündeme getirecektir. Alevilerin zorunlu din dersleri ile ilgili olarak dile getirmiş olduğu
talep açık ve nettir; Laik bir ülkede ve laik bir eğitim sisteminde zorunlu din
dersi olamaz. Yine Aleviler, zorunlu din dersi sorununu, mevcut eğitim
sistemimizin tümden ele alınarak, demokratik, özgürlükçü, bilimsel, laik ve
evrensel değerlerle beslenmiş bir eğitim reformu ile ele alınması
savunmaktadır. Bozuk, anti demokratik, katılımcılığı yasaklayan, bireyin özgür
gelişimini engellen, bilime ve çağdaşlık yerine hurafelere ve doğmalara teslim
eden bir eğitim sisteminin köklü bir reforma ihtiyacı varken, “bakın Aleviliği de din dersi müfredatına
aldık” demek, toplumun asıl hassasiyeti olan, eğitim politikamızın kökten
reforma tabii tutulması istemini, gizlenmeye çalışmaktadır. İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi müfredatında "Alevilik" bir ünite olarak
yer almamıştır. "Türkler arasında
İslamın yayılmasında etkili olan şahsiyetler" bölümünde sadece “Ahi Evran” ve “Hacı Bektaş-ı Veli” ele almanın diğer bir nedeni ise, Alevi
kelimesinin resmen tanımak anlamına geleceği korkusudur. Yeni müfredat aynı zamanda, “din dersinde, din eğitimi değil din bilgisi yer almaktadır” iddiasında olan AKP
hükümetinin gerçek dışı beyanlarını ortaya çıkaran açık bir belge
niteliğindedir. Çünkü “bilgi”, yeni
dönemde (eskiden olduğu gibi) uygulamalı hale getirilmiştir. Yani çocuklarımız
gelecekte, okula giderken beslenme çantalarını değil “anne takke mi ve seccademi çantama koyar mısın bugün din dersimiz var”
diyecek. AKP hükümeti ile birlikte eğitim sistemimizdeki bu dejenerasyon ve
eğitim yeşilleştirilmesini şiddetle kınıyor, Alevi öğretisine, inancına,
kültürüne ve felsefesine resmi üniforma giydirilme çabalarını karşı olduğumuzu
kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. 10.01.2007 Saygılarımızla TÜRKİYE ALEVİ BEKTAŞI FEDERASYONU Selahattin
ÖZEL, Genel Başkan AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU Turgut ÖKER, Genel
Başkan
Dün Adana, Bugün Mersin, Yarın Türkiye ALEVİLER GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRİYOR Turan Eser, ABF Genel Sekreteri ABF ve AABK Yönetim Kurulları 13-14 Ocak
tarihleri arasında, 2007 yılının
çalışma programını tartıştı. Kurumsal çalışmalara, 2007 yılında gerçekleşecek
tüm Alevi-Bektaşi etkinliklerine ve siyasal alana dair Alevilerin nasıl bir
hazırlık yapması gerektiğini konuştu. Yazılı ve görsel medyanın 2 gün boyunca
ilgi gösterdiği çalışmalar esnasında, Mersin’de kurulmuş olan 22
Alevi-Bektaşi ve Yöre Derneklerinin başkanları ile toplantı yapıldı. Ayrıca
700 kişinin katıldığı açık halk toplantısında, içinde bulunduğumuz süreci
anlatan konuşmalar yapıldı. 28 Nisan
2007’de, Mersin’de gerçekleşecek olan, kitlesel “Demokrasi, Laiklik ve Cumhuriyet İçin Güçlerimizi Birleştirelim”
etkinliğinin hazırlık çalışmasına adım atıldı. Mersin’de
asıl önemli gelişmenin, bu ilimizdeki 20
Alevi. Bektaşi ve Alevi-Yöre derneklerinin MERSİN ALEVİ-BEKTAŞİ BİRLİĞİ”ni
(MABB) kurmasıdır. MABB yaptıkları toplantının ardından
kamuoyuna şu açıklamayı yaptılar. “Mersin’de
kurulmuş ve faaliyet sürdüren yöre dernekleri, Hacı Bektaş Veli Kültür ve
Tanıtma Derneği ve Vakfı’nı çağrısı üzerine 13.01.2007 tarihinde yapılan
toplantıya aşağıda isimleri yazılı yöre dernekleri ve Alevi Bektaşi Federasyonu
(ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu katılmıştır. Yapılan
görüşmelerde, Mersin’de yaşayan Alevilerin bundan sonraki süreçte birlikte,
aynı amaçlar doğrusunda faaliyet sürdürmek ve çalışmalar yapmak için ortak
irade beyan ederek karar almıştır. Mersin ve Türkiye ölçeğinde Alevi toplumun
haklı davasını sahiplenmek, taleplerini birlikte savunmak, Alevilerin siyasal
alandaki duruşlarını ortaklaştırmak konusunda ilkesel ortak tavır almayı
benimsemiştir. Bu nedenle katılımcı heyet, Mersin Aleviler Birliği’nin kurulmasına
karar vermiştir. Alevilerin temel talepleri ile birlikte demokrasi, laiklik,
emek, barış ve eşitlik ekseninde ortak ilkelerin sahibi olacaktır. Alevi
toplumun ve kurumların açısından, birliğinin öneminin giderek arttığı bu
dönemde, Mersin’de faaliyet sürdüren, aşağıda ismi geçen yöre dernekleri ve
Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Derneği ve Vakfı olarak, tarihsel kayıtlara
geçecek önemli bir karar almıştır. Aşağıda ismi geçen dernekler olarak bu
kararımızı ve birlik projemizi kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.” Adana’dan
sonra ikinci önemli birlik projesine katkı koyan, Mersin’de Alevi-Bektaşi ve
Yöre dernekleri, bu birlik projelerinin, diğer illerdeki Alevilere örnek olması
açısından önemlidir. Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF)’nin, önümüzdeki
süreçte, bir çok ilde bu projelerin devam etmesini sağlamak amacıyla, ABF’ye
bağlı kuruluşların, yöre dernekleri işbirliğini güçlendirmesi, çalışmaların
birlikte yürütülmesi için, yerel birlikleri kurması için teşvik ederek, öncülük
yapacaktır. Mersin’de bir araya gelen “MERSİN
ALEVİ-BEKTAŞİ BİRLİĞİ”ni kuran derneklerin isimleri şöyle.
TALEPLERİMİZ Alevilere yönelik ayırımcılık ve haksızlıklar derhal
düzeltilmelidir. Uluslararası belgelere, insan haklarına ve temel özgürlüklere
dayalı, bir toplumsal mutabakat sözleşmesi olan eşitlikçi, özgürlükçü,
katılımcı ve çoğulculuğu esas alan demokratik bir Anayasa istemektedirler. Aleviler kimliklerinin tanınmasını, kendi özgünlüklerini yaşamak ve
kendilerini, kendileri tanımlamak istiyorlar. Aleviler devletin, dinsel ve
dilsel açıdan uyguladığı ayrımcı politikadan arındırılmasını, herkesin
farklılıkları ile eşit koşullarda bir arada kardeşçe yaşamasını savunur. Bu
nedenle devlet Türk İslam sentezine dayalı yapılanmasından derhal
vazgeçilmesini talep eder. Bu nedenle; · Zorunlu din dersi kaldırılmalıdır. · Alevi köylerine cami yapılmasına son verilmelidir. · Cemevlerimiz inanç ve kültür merkezi olarak tanınmalıdır..
· Hacı Bektaş Dergâhı Turizm Bakanlığından alınarak Alevi
kuruluşlarının idaresine verilmelidir. · Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. · Basın ve yayın organları, dinsel hoşgörüsüzlüğü kışkırtan haber ve
yayınları engellemek için öz denetim mekanizmalarını işletmelidir · Başta siyasiler olmak üzere bütün kamu çalışanları insan hakları
eğitimi almalı, “din ve inanç özgürlüğü” bu eğitim çalışmalarının parçalarından
biri olmalıdır. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ABF Yönetim Kurulu |
| Tüzük |
| ABF Tanıtım Broşürü |
| ABF'ye Bağlı Kurumlar |
| ABF'nin Talepleri |
| ABF Haber Bülteni |
| ABF Basın Açıklamaları |
| ABF Tarihçesi |
| Basında ABF |
| Hesap Numarası |
| İletişim |
| İnsan Hakları Belgeleri |
| Dernekler İçin Belgeler |
| Dernek nedir, Nasıl kurulur? |
| P.Sultan Abdal Kul.Der |
| Avrupa Alevi Birlikleri F. |
| Alevi Forumu |
| Alevi Haber Ajansı |
| Diğer Linkler |



| Bugün | 93 |
| Dün | 244 |
| Bu Ay | 2057 |
| Toplam | 11248 |