|
Yazar Muharrem Erkan
|
|
BASIN VE KAMUOYUNA Ne acıdır ki Cumhuriyetimizin kurucu unsuru olmamıza rağmen Alevi Yurttaşlarımız Devlet nazarında Hukuk önünde yok sayılmaktadırlar. Onlar da kendi inançlarını, kültürlerini terk ederek diğerlerine benzemesi istenmektedir. Ülkemizde yıllardır alevi köylerine maddi veya manevi bir cebir kullanarak cami yapmak ve yaptırmak furyası devam etmekte bu kampanyaya CHP li Yalınyazı Belde Belediye Başkanı Sayın Hasan Kaplan da katılmıştır. O da dinci gerici partiler gibi cami yaptırma yarışına girmiş Yalınyazı Beldesinde yapılması gereken bir sürü işlemler olmasına rağmen %100 ü alevi olan Beldeye cami yaptırma ve yaşatma derneği kurup çalışma yürütmektedir. Sayın Belde Belediye Başkanıyla yaptığımız görüşmede Sosyal Demokrat Belediye Başkanı olarak Eğitime, bilime ve Beldenin ekonomik kültürel, sosyal kalkınması doğrultusunda projeler hazırlayıp, hazırlatıp işleme koyması söylenmiş alınan yanıt “17 tane öğretmenim var onların Cuma namazını kılacak yeri yok. En yakın köylere gitmektedir.” demektedir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar ABF Basın Bürosu
|
|
BASINA VE KAMUOYUNA 
ALEVİLERE GÜVEN VERMEYEN AKP HÜKÜMETİNE GÜVENOYU VERMİYORUZ
AKP hükümeti son 5 yıllık iktidarı boyunca Alevilere güven vermemiştir. Alevilerin temel sorunlarının çözümüne ilişkin tek bir çalışma yapmadığı gibi, olumlu bir sözü de olmamıştır. Son 5 yılını Alevi inkârı ve sorunlarımızı umursayan bir tavırla sürdürmüştür. 58 ve 59. hükümetleri olarak, Alevilere randevu dahi vermeyen AKP`nin, 60, hükümet programında Alevileri yine yok sayılmıştır. ABF, 60. AKP hükümetinin programını salt Aleviler açısında değil, Türkiye’nin diğer sorunları açısından da değerlendirdiğinde, bu hükümet programın, toplumsal ve ülke sorunlarına çözüm yerine, daha çok ulusal ve uluslar arası sermaye lehine hazırlanmış olduğunu tesbit etmiştir. Bu program aynı zamanda Türkiye’nin acil demokratikleşme talebi ile karşı karşıya olan sorunlarına vurgu yapmayan ve her soruna güvenlik ve asayiş penceresinden bakmayı tercih eden bir yaklaşımı ortaya koymuştur. AKP merkeze geçtikçe aslında statükonun devamını sağlamak gibi iradeyi benimsemeye başlamıştır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Alevi Haber Ajansı (AHA)
|
|
BASINA VE KAMUOYUNA 
ZOR OLANI SEÇTİK VE BARIŞ DEDİK Bugün 1 Eylül. Dünya barış günü. Kanın, şiddetin, savaşın, yıkımların, işgallerin, kinin, nefretin ve sömürünün küreselleştiği bir dünya’da “1 Eylül Dünya barış Günü”nü kutluyoruz. Bir evrensel hak olarak “yaşama hakkı”nın basitçe elimizden alındığı 1 Eylüller. “Size özgürlük getiriyoruz” diyen, “özgürlük anıtlı” ülkenin, ölüler ülkesine dönüştürdüğü Iraklar, Filistinler. Evet, 1 Eylül Dünya Barış Günü, basit birer anmanın ötesinde barışa hizmet edecek somut adımların atılacağı günler olmalıdır. Silahlar susmalı, kan dökülmemeli ve herkes barış içinde kardeşçe yaşayabilmelidir. Çünkü bu bir insan hakkıdır. Akan gözyaşlarının yerine sıcacık gülümsemeler almalıdır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar ABF Basın Bürosu
|
|
ABF ve AABK ORTAK SONUÇ BİLDİRGESİ
 Hace Bektaş etkinliklerinin zayıf geçmesinin asıl nedeni, Alevi kuruluşlarını dışlamaktır! Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu 17-18 ve 19 Ağustos 2007’da Serçeşme’de toplandı. ABF ve AABK üç gün boyunca Serçeşme’de (Hacebektaş) Danışma Kurulu Toplantısı, Alevi-Bektaşi Meclisi Toplantısı ve Ülkeler Yönetim Kurulu Toplantısını gerçekleştirdi. Katılımcılar bu toplantılarda 22 Temmuz seçim sonuçları, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve yeni bir alternatif siyasal oluşum gibi Türkiye’nin gündemindeki önemli konuları ve bu konularla bağlantılı olarak Alevilerin sorunlarını tartıştı, önümüzdeki döneme yönelik yönelimlerini belirledi. Hace Bektaş etkinliği, Türk-İslamcı çevrelere teslim edilmiş ve içeriği boşaltılmıştır! Hacıbektaş İlçesi Belediye Başkanı’nın asli işi olan yerel yöneticilik yerine “Hace Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri”ne müdahalesi nedeniyle, 2004 yılından bu yana sürekli düşen katılımcı sayısı, bu yıl daha da düştü. Hace Bektaş Veli anma etkinliklerinin 44 yıllık tarihinde belki de en düşük katılımın gerçekleşitiği bu yılki etkinliğin başarısızlığı yalnızca katılımla sınırlı değildi. Bu yıl bir kez daha açıkça görüldüğü gibi etkinliklerin içerikleri de giderek Hace Bektaş Veli öğretisine ve felsefesine yabancılaşmıştır. Bunun nedenlerini tartışan meclisimiz, sorunun büyük ölçüde Hacıbektaş Belediye Başkanının yaklaşımlarından kaynaklandığını tesbit etmiştir. Bu etkinliklerin Alevi örgütlenmeleri tarafından yapılmasının, Belediye Başkanınca engellenmesi, kendi asli görevini bırakıp etkinlik organizatörlüğüne soyunması ile bu olumsuzlukları yaratmıştır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar ABF Basın Bürosu
|
|
BASINA VE KAMUOYUNA 
TÜRK TARİH KURUMU BAŞKANI HALAÇOĞLU GÖREVDEN ALINMALIDIR
Türk Tarih Kurumu (TTK) Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Kayseri'de düzenlenen bir sempozyumda “belgelere” dayanarak “Türkiye'de yaşayan Kürtlerin Türkmen kökenli, Kürt Alevilerinin ise Ermeni kökenli” olduğunu iddia etmiş. Tarihsel konularda araştırma yapan kişiler, araştırmalarında tarafsızlık ilkesi üzerinden bilimsel verilere dayanarak konuşur. Bir Prof. Ve TTK başkanı olan Halaçoğlu’nun açıklaması bilimsellikle hiçbir alakası olmayan ideolojik bir değerlendirmedir.
BİLİMSEL DEĞİL, İDEOLOJİK DEĞERLENDİRME
Türk islam sentezi ekseninde bir tarih algısına sahip olan bu yaklaşımda, Anadolu’nun kültürel, inançsal ve dilsel zenginliklerini inkar ve tek tipleştirme çabası vardır. “Kürt yok, Alevi yok” gibi mesnetsiz görüşleri savunmak, bilimsel olmaktan daha çok ideolojik bir amacı gütmektir. Farklı kimlikleri; tekçiliğin tarih kazanında tek tipleştirme cabası, yıllardır bir başarı elde edemediği için, daha da saldırganlaşmaya başlıyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Turan Eser- ABF Genel Sekreteri
|
|
ZORUNLU DİN DERSİNİN DEVAMI LEHİNE DİYANETTEN FETVA 



Sayın Bardakoğlu, Diyanet İşleri Başkanı mı? Yoksa Milli Eğitim Bakanı mı? Sabah Gazetesin 13 Ağustos tarihli haberine göre, Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, çağdaşlıktan uzak eğitim sistemimize, 12 Eylül darbecileri tarafından entegre edilen ve asimilasyon aracı olarak kullanılan zorunlu din dersi uygulamasının devam ettirilmesi konusunda üstüne vazife olmayan konudaki zorunlu din dersi lehinde fetva vermektedir. Bu sorunun tekrar ele alınıp tartışılması zorunludur. Ama tartışmanın zemini ve hedefi de önemlidir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 235 - 260 Toplam: 327 |